Odyoloji – Ne yapıyoruz la* biz ?

Bu yazı hem Odyoloji öğrencileri hemde Odyoloji’den bi’ haber olan insanlar için açıklama niteliğinde olacaktır iyi okumalar 🙂

Odyoloji terimi Latince işitme anlamına gelen “audire” ve tanımlama anlamına gelen Yunanca son ek olan “logos” kelimesinden türemiştir. Odyoloji işitme, dengeyle ilgili çalışmaların yapıldığı ve işitme- denge bozukluklarının araştırıldığı bir bilim dalıdır.

Odyologlar, etik kurallara bağlı, multidisipliner yaklaşımı özümsemiş, çağdaş tıp kuralları doğrultusunda sağlıklı ve/veya sorunları olan gruplar için gerekli tarama programlarını hazırlama, uygulama, işitme ve denge sorunu bulunan hastaları değerlendirme, sorunlarını tespit etme, uygun rehabilitasyon programlarını hazırlama, gereksinim duyulacak araçları (işitme cihazı, implantlar, FM sistem, vs) belirleme, bunların uygun şekilde ayarlamasını yapma ve kullanılması için gerekli rehabilitasyon programlarını hazırlama ve uygulama becerilerine sahiptir.

1) Odyoloji’nin alanları

  • Odyoloji programları odyologları genel olarak ‘‘klinik’’ odyoloji adı altında hazırlamaktadır.
  • Mezuniyet sonrasında odyologlar zaman ve konsantrasyonlarını yöneltebilecekleri odyoloji alanlarında çalışabilmektedirler.

2) Odyoloji alt alanları

  • Klinik Odyoloji
  • Eğitim Odyolojisi
  • Pediyatrik Odyoloji
  • Geriatrik Odyoloji
  • Endüstriyel Odyoloji
  • Denge Sistemi Alanı
  • Konuşma-Ses Bozuklukları

3) Çalışma alanları

  • Kamu ve özel hastanelerde
  • Özel merkezlerde
  • Sağlık koruma programlarında
  • Askeri hastanelerde
  • Sağlık merkezlerinde
  • Yenidoğan işitme tarama programlarında
  • İşitme cihaz/eğitim merkezleri

4) Odyolojinin diğer alanlarla ilişkisi

4.1) Odyolojinin sağlık sektöründe yeri ve önemi

  • Odyologlar sağlık sektörü içerisindeki diğer uzmanlarla karşılıklı etkileşim içerisindedir. Bu uzmanlarla karşılıklı pozitif bir iletişim kurmak, hem hastaların tüm ihtiyaçlarının karşılanmasında hem de sabit bir yönlendirmenin sağlanmasında önemli rol oynamaktadır.
  • Sadece Kulak burun boğaz doktorları ile değil, tüm tıp bilimleri alanlarındaki uzmanlarla karşılıklı yönlendirmenin sağlanması gereklidir.

4.2) Odyoloji-tıp bilimleri ilişkisi

  • Kulak Burun Boğaz: Tamamen koopere çalışma gereklidir.
  • Pediyatri: Bebek ve çocuklar ortak alanımızdır.
  • Geriatri: Yaşlılar ortak alanımızdır.
  • Psikiyatri: Testlerde simülasyon yapan hastalar ortak alanımızdır.
  • Nöroloji: İşitme sinir sistemi, İşitme kaybı ile ilgili görülen nörolojik problemler her iki bölümü de içermektedir.
  • Anatomi-Fizyoloji: İnsan organizması ve işleyişi, özellikle kulak ve beyin dahil olacak tüm mekanizma ortak alanımızdır.

4.3) Odyoloji-psikoloji ilişkisi

  • Psikoloji insan organizmasının uyarılara tepkisini inceler,
  • Hasta psikolojisi, normal çocuk-yetişkin psikolojisi konusunda bilgilendirme
  • Çocuk ve yetişkinlerde organik olmayan işitme kaybı tedavisinde uygulamalar

4.4) Odyoloji-fizik ilişkisi

  • Akustik ve Elektronik Fizik
  • Ses uyaranının fiziksel özelliklerinin bilinmesinde,
  • İşitme cihazları ve implantların elektrik, akustik bilgisinin değerlendirilmesinde.

4.5) Odyoloji-eğitim bilimi ilişkisi

  • Eğitim davranış değişikliği ve yönlendirilmesi prensibine dayanır.
  • Çocuğun eğitilmesi konusunda.
  • Bakım verilen okullarda prensip ve metodların öğrenilmesinde.
  • Okul döneminde işitme kayıplı çocukların okula adaptasyonunda (kaynaştırma eğitimi).

4.6) Odyoloji-işitme cihaz sektörü

  • Hearing Industries Association: Tüm dünyada çeşitli derecelerde işitme kaybı olan ve amplifikasyona ihtiyacı olan yaklaşık 27.2 milyon kişinin olduğunu öngörmektedir.
  • Ancak bu popülasyonun sadece % 20.4’ü işitme cihazı kullanmakta, geri kalan kısım, yaklaşık % 70’i, çeşitli nedenlerle işitme cihazı kullanmamaktadırlar.
  • Çoğu işitme kayıplı kişi odyoloji uzmanlığını ve hizmet alanlarını tanımamaktadır. Hatta çoğu zaman bilseler dahi cihaz kullanmaktan kaçınmaktadırlar.
  • Bu nedenle: Öncelikle sağlık alanları içindeki diğer uzmanları işitme kaybının önemli negatif etkileri üzerinde bilinçlendirmek gereklidir.
  • Tüketiciler odyoloji hakkında bilgi sahibi olmalıdır.Bu ön yargıyı aşma konusunda odyologlara büyük görev düşmektedir.

BONUS

+Odyolojide kullanılan test aletlerinin tarihsel gelişimi ?

İşitmenin değerlendirilmesinde “işitme eşik” olarak adlandırdığımız hava ve kemik yolu işitme eşiklerinin tayini klinik odyolojinin temelini oluşturmaktadır. Bu test için kullanılan odyometrelerin tarihçisine baktığımızda ilk saf ses odyometre test aletinin 1920’li yıllarda üretildiği bilinmektedir. Odyolojide kullanılan aletlerin ve uygulamaların ulusal ve uluslararası standartlara göre ayarlanması 1964 yılında geliştirilen International Standart Organization (ISO 1964) ve 1969 yılında geliştirilen ve günümüzde hala geçerliliğini koruyan American National Standart Instute (ANSI 1969) yapılmaktadır.}Günümüzde kullanılan konuşma odyometri testlerinin tarihçesi yine İkinci dünya savaşı yıllarına dayanmaktadır.

Objektif test yöntemlerinden biri olan Elektroakustik impedansmetre ilk olarak orta kulak patolojisi geçiren hastalarda 1946 yılında uygulansa da, 1970’li yıllarda yaygın olarak kullanılmaya başlandı. Jewett, 1970’li yıllarda İşitsel Uyarılmış Beyin sapı Odyometrisi (ABR) ile  ilk kez hayvanlar üzerinde elektrofizyolojik kayıt yapmıştır. Koklea tarafından üretilen seslerin özel bir metotla kulak kanalından kaydedildiği Otoakustik emisyon  kayıtları ilk olarak David Kemp tarafından 1978 yılında yapılmıştır. Odyolojik tedavinin temelini oluşturan işitme cihazlarına baktığımızda ; ilk işitme cihazları hayvan boynuzları, deniz kabuklarıdır.

1970’li yıllarda Odyoloji’de uygulamalar:

  • Havayolu ve kemik yolu işitme eşiklerinin ölçümü, konuşma testleri
  • Santral işitme testleri
  • Akustik immitans ve refleks ölçümü

Yirminci yüzyılın başına kadar olan döneme “pre-elektrik” dönem adı verilmektedir. Aleksandar Graham Bell elektrikle çalışan bir işitme cihazı üretmek isterken, işitme cihazı yerine telefonu icat etmiştir. Elektrik ile çalışan, ticari amaçlı  ilk işitme cihazı 1903 yılında piyasaya sürülmüştür. 1947 yılında ise transistörün bulunması ile işitme cihaz boyutları giderek küçülmüştür. 1951 yılında ilk metal plakadan oluşan kemik iletim aleti kullanılmıştır.

Odyolojik tedavinin temelini oluşturan diğer bir konu ise koklear implantlardır. 1980’li yıllarda tek kanallı olarak uygulanmaya başlayan implantlar, 1990’lı yılların sonuna doğru ivme kazanmış, günümüzde ise sadece koklea içine değil, orta kulağa ve beyin sapına yerleştirilecek tarz da uygulamalar başlamıştır.

Yazar Hakkında
Toplam 111 yazı
Hakan Akyol
Hakan Akyol
Merhaba ziyaretçi, ben Hakan. İstanbul Biruni Üniversitesi Odyoloji son sınıf öğrencisiyim. Bana ulaşmak istersen eğer akyolhakan50@gmail.com adresinde olacağım.
Yorumlar (2 yorum)
Pingback: Google ve Odyoloji El ele 2019 | MEtokondri
Pingback: Odyologlar için 1 Bakışta Kulak Muayenesi | MEtokondri

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

×

Bir Şeyler Ara