Aile,evlilik ve kan bağına dayanan karı, koca, çocuklar, kardeşler arasındaki ilişkilerin oluşturduğu toplum içindeki en küçük birlik.(www.tdk.gov.tr/GüncelTürkçeSözlük)
Aile içerisinde her birey birbiriyle etkileşim halindedir.
Aileye engelli bir bireyin katılmasıyla ailenin hayatı sosyal, ekonomik ve psikolojik açılardan etkilenmektedir.

İşitme engelli birey, işitme duyarlılığının kısmen veya tamamen kaybından
dolayı özel eğitim ve destek eğitim hizmetine ihtiyacı olan birey olarak tanımlanmaktadır. (http://resmigazete.gov.tr/eskiler/2018/07/20180707.g.htm)

İŞİTME KAYBININ BİREYE ETKİLERİ

Konuşulanları anlayamamak, çevre sesleri duyamamak iletişimde aksaklıkların oluşmasına ve buna bağlı olarak yaşam kalitesinin düşmesine neden olur.

 İşitme sorunu zamanında çözümlenmezse; dil gelişimi ile birlikte zihinsel gelişim, okuma – yazma becerileri ve benlik gelişiminde de sorunlar ortaya çıkar. Bu sorunlar giderek çevreye uyum sorunları, davranış bozuklukları, toplumdan uzaklaşma ve hatta depresyona yol açar.

İŞİTME KAYBININ AİLEYE ETKİLERİ

Çocuğunun işitme kaybını öğrenmek bazı ailelerin suçlanmasına, bunun etkisi ile aile içi geçimsizliklere neden olabilir.

Aileler çocuğun engeli ile ilgili olarak doğduğunda tıbbi müdahaleler konusunda ekonomik olarak zorlanırlar. Engelli bebeğin gereksinimlerini karşılamakta zorlanabilirler. Engeli kabul etmemek için hastane-doktor gezip bekledikleri cevabı alabilmek, tedavi edici yanlış inanışlardan çözüm beklemek adına ek masraflar yapabilirler.

Engelli bir çocuğa anne-babalık için kendini hazırlamaması, anne-babanın birbirlerini suçlaması, engel tipi, bağımlılık derecesi, yaşanan sınırlılıklar ve güçlükler, bireysel ödül eksikliği, çevresel etmenler, aile rehberliği alıp almadıkları ailelerin stres düzeyini etkilemektedir. Bu duygular içinde ne yapacaklarını bilemeyen aileler korku, öfke, çaresizlik gibi psikolojik süreçlerden geçerler.

Engelli çocuğun varlığı sosyal aktivitelere katılımı olumsuz etkiler. Anne-babalar işlerini bırakmak zorunda kalabilir.

AİLENİN BİLGİLENDİRİLMESİ

Ailelerin birçoğu işitme kaybı ile ilk kez çocuklarına tanı konduktan sonra karşılaşmaktadır. Özellikle işitme kaybının tanılanmasının hemen ardından ailelere çocuklarının işitme kaybı ile ilgili açıklayıcı bir bilgilendirme yapılması ve işitme kaybının çocuğun hayatı üzerinde yaratabileceği etkilerin anlatılması, işitme cihazları hakkında bilgi sağlanması önemlidir.

Clark (2007) ailelere işitme kaybı, cihaz kullanımı, çocuğun dil ve genel gelişimine dair bilgi verilmesinin, ailenin çocuğun gelişimine ilişkin gerçekçi beklentiler oluşturmasına yardımcı olduğunu ifade etmektedir.

AİLE EĞİTİMİ

Yetersizliği olan çocuklara yönelik özel eğitim düşüncesinin 1960’larda doğduğu belirtilmektedir. 1970’li yıllardan beri ise, özel eğitim sistemi içinde aile eğitimi giderek daha önemli bir yer tutmaya başlamıştır.

Sağlıklı gelişim gösteren çocukların öğrenme süreçleri dünyaya geldikleri andan başlayarak kesintisiz biçimde kendiliğinden gerçekleşen bir süreçtir.Buna karşın, yetersizliği olan çocukların gelişim örüntüleri yetersizliğin türüne ve derecesine bağlı olarak normal gelişim gösteren çocuklardan önemli düzeyde farklılık gösterir.

Kuşkusuz, bu farklılıkların tümüyle ortadan kaldırılması olanaklı değildir.Ancak, farklılıkların en aza indirilmesi; yetersizliği olan çocukların kendi potansiyellerinden en üst düzeyde yararlanabilmesi ve içinde yaşadıkları toplumun üyeleri olarak en az düzeyde sorunla karşılaşmalarını sağlanabilmesi için çeşitli eğitimlerden geçmeleri gerekmektedir. Bu eğitimlerin en önemlisi erken dönemde başlayan aile eğitimidir.

İŞİTME KAYIPLI ÇOCUKLARIN AİLELERİYLE ÇALIŞMAK

İşitme kaybının erken saptanarak çocuğun cihazlandırılması ve sözel programlarda eğitimine başlanması, çocuğun dil edinimini sağlayarak işiten akranlarıyla beraber eğitim almasının yolunu açabilmektedir. Erken teşhis ve cihazlandırma ile birlikte işitme kayıplı çocukların aileleriyle çalışmak da çocuğun sözlü dili geliştirmesinin en önemli koşullarından biridir.

İşitme kayıplı çocukların eğitimine aile katılımının çocuğun dil gelişimini hızlandırdığı uzun yıllardan beri bilinmekte ve sözel eğitimi benimseyen programlarda aile eğitimi özel bir yer tutmaktadır.

EĞİTİMCİNİN TEMEL HEDEFİ NEDİR ?

İş̧itme kayıplı çocukların aileleriyle çalışırken eğitimcinin temel hedefi, anne-babaların ve çocuğun bakımıyla birincil derecede ilgilenen yetişkinlerin çocukla doğru etkileşim kurmasına yardımcı olabilecek teknik ve yöntemleri öğrenmesini sağlamaktır.

Bu sayede çocuğun sözlü dilini geliştirmesi için gereken fırsatlar yetişkinler tarafından tanınarak günlük rutinler ve oyunlar arasında oluşturulup kaliteli dil girdisinin miktarı artırılabilir ve bu durum çocuğun dil gelişiminin hızlanmasına olanak sağlar.

EĞİTİMCİ NASIL OLMALI ?

Eğitimci her şeyden önce aileleri çocuk yetiştirmeye yönelik kendi değer ve görüşleri olan, çocuklarıyla ilgili bilgi ve deneyimlere sahip kişiler olarak görebilmelidir.

Bazı aileler için çocuğun genel gelişimi ön plandayken, bazıları için çocuğun sadece dil gelişimi önemlidir. Bu anlamda, aileleri etkin biçimde dinleyebilmek ve önceliklerini anlayabilmek önemlidir.

Aile Eğitimcilerinin Dikkat Etmesi Gereken Özellikler

  • Ailelerden gelen istek, düşünce, katkı ve eleştirilere açık olabilmeli
  • Çocukla kendisi çalışarak aileye model olmalı
  • Eğitim sırasında aileye yeni edindiği becerileri uygulaması ve içselleştirmesi için zaman tanımalı
  • Çocuğun gelişimi hakkında aileyi bilgilendirmelidir.
  • Çocuğun gelişim seviyesine uygun çalışmalar planlamalı
  • Somut örnekler kullanmalı ve eğitimde kullanılan malzemeler ailenin günlük yaşamı içinde zorlanmadan bulacağı malzemeler olmalıdır.
  • Ailenin/çocuğun ihtiyaçlarına göre eğitimleri sürdürmelidir.

İŞİTME KAYIPLI BİREYLERİN EĞİTİMİNDE EKİP ÇALIŞMASININ ÖNEMİ

Ailenin çocuğun gelişiminde aksayan bir takım problemleri fark ettiği andan itibaren bir doktora başvurma yapacağı ilk iştir.

Tanı konulup , probleme sebep olan engel durumu kesinleştikten sonra başka kişilere ihtiyaç duyulmaya başlanır ve ebeveynler kimlerden nasıl yardım alınabileceğini bilmeme gerçeği ile yüz yüze gelirler.

Bu durumda çocuğun eğitimini aileye yapılacak rehberliği ve çocuğun geleceğini belirlemek için farklı meslek gruplarındaki kişilerin biraraya gelmesi önem kazanmaktadır.

EKİPTE KİMLER OLMALI ?

HEKİM ,ODYOLOG , PSİKOLOG, PSİKOLOJİK DANIŞMA VE REHBERLİK UZMANLARI ,ÇOCUK GELİŞİMCİ , SOSYAL ÇALIŞMACI,  ÖZEL EĞİTİMCİ  ,TERAPİST …

NOT : Bireyin ek engel durumuna göre ekipteki kişiler değişkenlik gösterebilir.

NOT: Eğer bireyin fonem farkındalığı yoksa ekipte dil ve konuşma terapistleri de yer alabilirler.

Danışmanlar için Kitaplar / Videolar:

  • Irene W. Leigh, “Sağır Kimlikler Üzerine Bir Objektif”.
  • Neil Glickman, “İşitme Engelliler İçin Bilişsel-Davranış Terapisi ve Dilleri ve Öğrenme Güçlüğü Olan Kişileri Duymak”, Neil Glickman.
  • Anita Small, Joanne Cripps ve James Cote ( Çevrimiçi Kullanılabilir ) tarafından “Sağır Gençlerde Kültürel Alan ve Benlik / Kimlik Gelişimi”.
  • Betty Miller tarafından “Sağır ve Ayık: İyileşme Yoluyla Yolculuk”.
  • Carol Padden ve Tom Humphries “Amerika’da Sağır: Bir Kültürden Sesler”.
  • “Sağırlık Tartışmaları” (çeşitli videolar): deafhood.us/wp .
  • Virginia Gutman’ın “Ruh Sağlığı ve Sağırlıkta Etik”.
  • “Sağır Gözlerle Geçmiş” (PBS filmi).
  • “Sağır Kişilerin Ruh Sağlığı: Kültürel Olumlu Bir Yaklaşım” Neil Glickman ve S. Gulati.
  • “Çeşitli Gruplardan Sağır Müşterilerle Psikoterapi” (birinci ve ikinci baskılar), Irene W. Leigh tarafından düzenlendi.
  • “Sessiz Yolculuk: Sağır Çocukların Haklarını Anlamak” Joanne Cripps.
  • Harlan Lane’in “İyilik Maskesi”.
  • Paddy Ladd, “Sağırlık Kültürünü Anlamak: Sağırlık Arayışı”.