ELEKTROKOKLEOGRAFİ ( ECochG )

Elektrokokleografi ; kulağa gönderilen uyaran sonucu kokleadan ve koklear sinirden ortaya çıkan elektriksel potansiyellerin kaydedilmesine dayalı objektif bir testtir. ECochG yanıtları 2-3 msn arası oluşur. Oluşan potansiyellerin kaynağın ayakın bir alandan alınması nedeniyle bu cevaplar yakın saha potansiyeli olarak adlandırılır. Bu yöntemle ECochG’nin 3 ana bileşeni olan koklear mikrofonik (KM) , sumasyon potansiyeli (SP) ve aksiyon potansiyeli (AP) değerlendirilebilmektedir.

Koklear Mikrofonik : Bazal membranın hareketine bağlı olarak dış tüy hücreleri tarafından üretilen alternatif akım voltajıdır. KM akustik uyaranın polaritesini ve şeklini takip ettiği için daha çok rarefaction ve condensation polaritede ortaya çıkar. KM daha çok kokleanın bazal kısmının yani yüksek frekans alanının cevaplarını yansıtmaktadır. Klinik kullanımında işitsel nöropati spektrum bozukluğu tanısını koymaya yardımcı olur.

Sumasyon Potansiyeli : Kokleada corti organının içindeki tüy hücrelerinden kaynaklanan doğru akım voltajıdır. Tıpkı KM gibi baziler membran hareketinin sonucunda oluşur. SP uyaranın rate ve polaritesinden etkilenmez ! Klinik kullanımda endolenfatik hidrops tanısı koymak için SP amplitüdü çok önemlidir.

Aksiyon Potansiyel i: kaynağı koklear sinir fibrilleridir. Alternatif akımlı bir yanıttır. ECochG’nin son dalgası olan AP ABR’nin 1. Dalgasıdır. Uyaranın polaritesinden bağımsızdır. Klinik ECochG’de AP’nin en önemli özellikleri amplitüd ve latansıdır.

ELEKTROD TİPLERİ

1.İnvaziv Elektrotlar

   Transtimpanik : Elektrod timpanik membranı delerek kokleanın promontoryumuna yerleştirilir. Genelde ameliyat esnasındaki ECochG için en iyi yöntendir. Elektrod cevap alanına yakın bir yerleşim sağladığından büyük amplitüdlü cavaplar elde edilir. Fakat invaziv olduğundan hekim desteği gerekir ve anestezi uygulanmalıdır. Diğer yöntemlere göre daha rahatsız edicidir.

2.Non-invaziv Elektrotlar

    Ekstratimpanik : Yaygın olarak kullanılanı altın folyo kaplı insert kulaklık ucu olan  hem elektrot hem de ses gönderici olarak çalışan TIPtrode’dur. Elektrod dış kulak kanalına yerleştirilir. Yanıt sahasına daha uzak olduğu için daha çok averajlamaya ihtiyaç duyar ve dalga amplitüdleri düşük elde edilebilir. Uygulaması oldukça kolaydır ve hastayı rahatsız etmez.

    Timpanik Membran : Direkt olarak timpanik membran üzerine yerleştirilirler. Noninvaziv elektrotlar arasında en büyük amplitüdü sağlayan TM elektrottur. Fakat yerleşim her zaman kolay olmaz elektrodu sabit tutmak zor olabilir. Elektrot impedansı olması gerekenden yüksek olabilir. Bu gibi sorunlar bu tip elektrot kullanımı için dezavantajdır.

!!! Doğru bir kayıt için elektrot impedansı  5 kohm’un altında olmalıdır.

  • Uyaran şiddeti arttıkça dalga amplitüdü artar ve latansı kısalır .
  • Uyaran rate’ i arttıkça amplitüd azalır.
  • Yanıt sahasına daha yakın bir elektrot tipi kullanılırsa gerekli sweep sayısı azalacaktır.

Analiz ve Yorumlama

  • Latans değerleri
  • Amplitüd değerleri  : SP >0.1-1 mv ,  AP >0.6-3 mv
  • KM değerlendirmesi
  • SP/AP amplitüd ve alan oranı

!!! SP/AP amplitüd oranı 0.3 – 0.5 üzeri çıkarsa anormal olarak değerlendirilir. Meniere hastalığı için önemli bir bulgudur.

Klinik’de ECochG kullanımı :

1.İşitme fonksiyonlarını değerlendirmek

2.ABR’de gözlenemeyen 1. Dalgayı ECochG’nin  AP’sinde takip etmek

3.Meniere hastalığı veya endolenfatik hidrops değerlendirilmesine yardımcı olmak

   >Skala mediadaki endolenf oranının artışı endolenfatik basınca sebep olur. Bu basıncın oluşumu baziler membran hareketini bozar ve anormal artmış SP amplitütleri elde edilir. Buna bağlı olarak SP/AP oranının büyümesi meniere hastalığı için pozitif bir bulgudur.

4.İşitsel nöropati spektrum bozukluğu tanısını koymaya yardımcı olmak

  >Bu hastalarda işitme sisteminin periferik kısmı dış tüy hücreleride dahil sağlamken işitme sinirinde veya işitme yolaklarında bir patoloji mevcuttur. KM varlığı ve normal otoakustik emisyon cevaplarıyla karakterizedir. ABR dalgaları ve akustik refleks alınamaz. Anormal işitme eşiklerine sahiptir. Konuşmayı ayırt etme puanı düşüktür. Bu hastalarda supresyon yoktur.