Akustik travma nedir ve nasıl tedavi edilir ? Baş ve kulağa direkt gelen, bazen patlama ile birlikte olan şiddetli bir gürültüyü izleyen işitme kaybı, çınlama ve baş dönmesi ile seyreden klinik bir tablodur. Patlayıcı basınç etkisi varsa kulak zarında delinmeye orta kulak kemikçiklerinde hasara neden olabildiği gibi, sadece işitme sinirinin etkilenmesi sonucu bile işitme kaybına yol açabilir. Tedavi edil(e)mediği takdirde kalıcı işitme kaybı ile sonuçlanır.

Son yıllarda ortalama yaşam süresinin artması ve insanların sosyal anlamda daha kaliteli bir yaşam sürmek istemesi, işitme kayıplarının önlenmesini ve rehabilitasyonunu gerektirmektedir. İşitme kayıpları erken dönemde tedavi edilebilirse, hem kalıcı işitme kaybının yol açacağı işitme fonksiyonu ve iş gücü kaybı önlenebilir, hem de işitme kaybının rehabilitasyonuna yönelik maliyetin azaltılması beklenmektedir.

Gürültüye başlı işitme kaybı riskini artıran bireysel faktörler arasında genetik yatkınlık, Rh pozitif kan grubu, 6 diyabet, kalp damar hastalıkları, kan yağlarının yüksekliği, demir ve A vitamini eksikliği, kulağa yan etkisi olan ilaç kullanımı, ileri yaş ve sigara sayılabilirken, işyerine ait faktörler arasında da meslek grubu (Maden, tekstil, ahşap, cam, metal, havaalanı çalışanı, ormancı, trafik polisi, bakırcı vb.) ve özellikle darbeli gürültülü ortamda çalışma sayılabilir.

TANI

Yüksek şiddetli gürültüye maruz kalındıktan sonra yapılacak ilk iş, en kısa sürede kulak muayenesi ve odyolojik testler için bir Kulak Burun Boğaz Uzman Hekimine başvurmaktır. Odyogramda ilk göze çarpan odyolojik bulgu, 4000 Hz’de “akustik çentik” denilen yüksek frekans işitme kaybıdır. İşitme testi, çalışanın gürültülü ortamdan en az 14 saat (ideali 48 saat) uzak kaldıktan sonra yapılmalıdır. Bunun sağlanamadığı durumlarda 80 dB (A) ’in üzerindeki gürültü düzeylerinde standart kulak koruyucusu (tüm mesai boyunca) kullanılması şartıyla test gün boyu yapılabilir. İşitme testi;

  • İşe başlamadan önce
  • İşitmeye zararlı çalışma alanına başlamadan önce
  • İşçi, gürültülü ortamdaki işe devam ettiği sürece yılda bir kez
  • İşitmeye zararlı ortamdan ayrılıp farklı bir yerde çalışmaya başlamadan önce
  • İşten ayrılırken, yapılmalıdır.

Uzun süreli gürültünün işitme sinirinde (dış tüy hücrelerinde) yaptığı hasar, kalıcı işitme kaybına neden olur. Bu tür kayıpların uzun sürede ve yavaş yavaş oluşması, konuşmayı kapsayan frekanslardan (500-2000 Hz) başlamayıp, tiz frekanslardan (4000 ve 6000 Hz’lerde) başlaması kişinin işitme kaybının farkına varmasını engellemektedir. Gürültüye bağlı işitme kayıplarında konuşma frekansları daha sonra etkilenmektedir. Bu özellik bizlere konuşma frekansları etkilenmeden önce gürültü ile oluşan işitme kayıplarının erken tanısında ve korunmada fayda sağlamaktadır.

Odyolojik incelemeye ek olarak yapılacak “Transient Evoked” otoakustik emisyon (OAE) ve “Distortion Product” OAE testleri, hem iç kulak hasarının boyutu, hem de iyileşmenin takibi açısından önemlidir. Akut olgularda, 3 aylık takip süresinden sonra ölçülecek olan eşik, kalıcı işitme eşiği olarak belirlenmelidir. Ayrıca, gürültüye bağlı işitme kayıpları, hayat kalitesini bozan bir şikayet olan çınlamanın de en yaygın sebeblerinden birisidir. Bu kişilerin yarıdan fazlasında çınlama şikayeti bulunduğu bildirilmiştir.

TEDAVİ

Geçici eşik değişikliği çoğu zaman kendiliğinden geçerken, kalıcı eşik değişikliğinde tablo sıklıkla oturmuş halde olacaktır, ancak tanı sonrası gürültüye maruziyetin önlenmesi, çalıştığı ortam/bölüm değişikliği önem kazanmaktadır. Eğer çalışan;

  • Gürültülü bir ortamda iken sözel olarak iletişim kurmakta güçlük çekiyorsa,
  • Birkaç saat boyunca gürültülü bir ortamda çalıştıktan sonra kulağında çınlama oluyorsa,
  • Gürültülü bir ortamda birkaç saat çalıştıktan sonra geçici işitme kaybı yaşıyorsa,
  • Düzenli ölçümlerde iki odyogram arasında 3000- 6000 Hz aralığındaki herhangi bir frekansta 10 dB ve üzeri işitme kaybı saptanırsa;


o kişide işyeri hekimi tarafından işitmeyi koruma programına (sağlık gözetimi) başlamak gerekir.

Akustik travmada genellikle hastanede yatarak ani işitme kaybı tedavisine benzer tıbbi tedavi uygulanır, böylelikle çalışan gürültülü ortamdan da uzaklaştırılmış olur. Dış kulak yolu, timpanik membran ve orta kulak muayene edilmeli, varsa iletim tipi işitme kaybına neden olan patoloji düzeltilmeli ve gerekli odyolojik testler yapılmalıdır. 7 Sistemik steroidler en sık başvurulan tedavilerin başında gelirken, hiperbarik oksijen tedavisi (HBO) ve karbojen uygulaması ile ilgili çelişkili sonuçlar bildirilmiştir. Deney hayvanı çalışmalarında akustik travmada HBO tedavisini Colombari ve ark. desteklerken, Çakır ve ark. olumsuz sonuç bildirmiştir. Zhao ve ark.ise karbojen tedavisini etkili bulmuşlardır.