Artık Odyoloğa İhtiyaç Yok mu?

Endüstrüyelleşen global dünyamızda belkide son 60 yıldır düzenli olarak gündeme gelen bir kavram var: YAPAY ZEKA. 

Dördüncü Sanayi Devrimi nedir? “Industry 4.0” olarak da bilinir.
Industry 4.0, insanlık için sadece temel bir meydan okumadan daha fazlasıdır. Endüstri 4.0, mevcut yaşam tarzını iyileştirmek için biyoloji, teknoloji ve endüstriyel otomasyon alanındaki tüm ileri araştırmaları bir araya getirmekten ibarettir. Doğal kaynakları nasıl kullandığımızın ve elbette hayatımızı iyileştirmenin yeni bir yolunun bulunmasıdır. Şeklinde ifade ediyor Corné Duivenvoorden (Account Manager at Marketeer | Krav Maga practitioner and a musicophile).

Belki de en önemli gelişme, Yapay Zekanın sürekli gelişmesidir. Dördüncü Sanayi Devrimi’nin düşüncesine göre, 1950’lerde Alan Turin tarafından başlatılan “Bir makinenin yanılmaz olması bekleniyorsa, aynı zamanda bu makinanın zeki olması beklenemez”. 1950’lerden bu yana yeni bir çağda yaşıyoruz, arabaların kendi kendine sürülebileceği, nanorobotların hastalıklarını tedavi ettiği, donanımın dünya çapında mesajlar gönderen ağlara bağlı olduğu ve yeni alternatif enerjilerin sağlanıyor. Bir kısmı ortaya çıkarıldığı gibi bir kısmı da saklı tutuluyor. 

Resim 1. Sanayi Devrimleri

Sanayi Devrimlerini Sırası ile Ele Alalım:

1) Birinci Sanayi Devrimi: Su ve buhar gücüyle çalışan mekanik üretim ekipmanlarına dayanmaktadır.

2) İkinci Sanayi Devrimi: İşbölümü ve elektrik enerjisi kullanımı ile sağlanan seri üretime dayanmaktadır.

3) Üçüncü Sanayi Devrimi: Üretimi daha fazla otomatikleştirmek için elektronik ve bilgisayar kullanımına dayalı.

4) Dördüncü Sanayi Devrimi:  Siber fiziksel sistemlerin kullanımına dayanmaktadır.

“Industry 4.0”
“Industry 4.0” terimi, dijital teknoloji, biyoloji ve donanım otomasyonlarındaki önemli yeniliklerin birleşiminden gelmektedir.

Bir Merkeze Bağlı Kalmadan Karar Verme
Bu, siber-fiziksel sistemlerin basit kararlarını alma ve olabildiğince kendi kararını alma olasılıkları anlamına gelir. Sadece istisnalar, müdahaleler veya çelişen hedefler söz konusu olduğunda, daha üst bir seviyeye verilen görevler vardır.

Industry 4.0 küresel gelir seviyelerini yükseltmek ve mevcut yaşam standartlarımızı iyileştirmek için büyük bir potansiyele sahiptir. Teknoloji, büyümemize yardımcı olan yeni ürün ve hizmetler üretmeyi mümkün kıldı. Bir sonraki devrede, mevcut yaşam tarzımızın verimliliği ve verimliliği dahilinde kazanımları deneyimleyeceğiz.

Bir kaç zorluk:

– Yeni sistemler ile entegre edilerek verilerin güvenlik sorunları büyük ölçüde artmaktadır.
– Başarılı bir siber-fiziksel iletişim için yüksek derecede güvenilirlik ve kuruluma ihtiyaç duyulacaktır.
– Üretimin doğruluğunu daha az insan gözetimi ile tutmak sonunda bir engel oluşturabilir.
– Yüksek ücretli insan işlerinin kaybı, yeni otomasyonlar ortaya çıktığında her zaman endişe kaynağıdır.

Yakın zamanda olan ve olması planlanan gelişmeler:

1) Bir beyaz eşya firması bir Avrupa ülkesine: İnsansız beyaz eşya üretim sistemi ile ilgili bir proje sundu.

2) Sosyal olarak geliştirilen robotlar- Çocuklara, yaşlılara bakabilecek ve onların duygularını anlayıp onlara duygularını ifade edebilecek özellikteki robotlar.

 

3) 2016 yılında patenti alınmış bir icat ile işitme cihazı hastaları kendileri self-fittinglerini yapabilecekler.

                                                          Resim 2. Patent

Sistem hakkındaki görseller aşağıdadır:

                                            Resim 3. Programlama Yapısı

             Resim 4. Programlama Seçeneklerinin Odyogramdaki Frekans Aralığı Karşılığı 

Resim 5. Sisteminin Görünüşü

 

Bu ilkel (!) icat sonucunda hastalar odyoloğa ihtiyaç duymadan cihaz fittinglerinin çoğunluğunu yapabilecekler. Herhangi hastanın çözemediği bir problem olduğunda odyolog uzaktan bağlanarak sorunu çözebilir. Hastanın yaşam kalitesinin arttırabilir. Odyoloğun fittingte yaptığı işin çoğunluğunu şu an için bu sistemin yaptığı ve hastanın ayarlamayı makine aracılığı ile yaptığı düşünülürse, ilerleyen yıllarda üretilen robotların direkt olarak fitting yaptığını ve problemleri kendi mekanizmaları ile çözebildiklerinden odyoloğa bu alanda yer kalmayacağını düşünebiliriz. Ya da gelişen teknoloji ile odyologların meslek tanımlarına yeni maddeler eklenebilir. Ne olacağını sadece yaşayarak görebiliriz.

Son olarak;

“Technology has always been destroying jobs, and it has always been creating jobs.” — Erik Brynjolfsson

Bu konuda düşüncelerinizi aşağıdaki ankette ifade edebilirsiniz.

 

 

 

[zombify_post]

Yazar Hakkında
Toplam 7 yazı
Merve Şakarcan
Merve Şakarcan
İstanbul Üniversitesi Odyoloji Mezunuyum. İstanbul Üniversitesi Odyoloji Dil ve Konuşma Bozuklukları alanında yüksek lisans yapıyorum. Biruni Üniversitesi Odyoloji Bölümünde Araştırma Görevlisiyim. Sentral İşitsel İşlemleme alanına özel bir ilgim var. Araştırma Yöntemleri ve Biyoistatistik alanları ile boş zamanlarımda uğraşıyorum. İngilizce, Almanca ve İspanyolca biliyorum.
Yorumlar (Yorum yapılmamış)

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

×

Bir Şeyler Ara