İŞİTSEL REHABİLİTASYON YORUMLANMASI

İŞİTSEL REHABİLİTASYON YORUMLANMASI

İŞİTSEL REHABİLİTASYON YORUMLANMASI

İŞİTSEL REHABİLİTASYON YORUMLANMASI, İŞİTSEL REHABİLİTASYON

İşitme kaybı görülme sıklığına bakıldığında 1000 canlı doğumun 1–3’ünde işitme kaybı bulgusu rapor edilmektedir (Gökçay, Boran, Çiprut & Bağlam, 2014). İşitme kaybının doğumdan hemen sonra saptanarak, işitme kayıplı bebeğin cihazlandırılması ve uygun rehabilitasyon programıyla eğitimine başlanması önemlidir (Kushalnagar, Mathur, Moreland, et al., 2010).

Erken dönemde amplifikasyon uygulanan ve eğitim alan çocukların dil gelişimlerinin geç tanılanan ve cihazlanan çocuklara göre daha hızlı gelişim gösterdiği yapılan çeşitli çalışmalarla gösterilmiştir. Yoshinago-Itano’nun yaptığı çalışmalarda, altı aylıktan önce işitme kaybı saptanarak cihazlanan ve eğitim alan bebeklerin ifade edici ve alıcı dillerinin yaşları büyüdükçe işitme kaybı daha geç saptanan ve geç cihazlanan bebeklere göre anlamlı derecede iyi olduğu belirtilmiştir (Yoshinaga-Itano et al., 1998; Yoshinaga-Itano & Apuzzo, 1998).

İŞİTSEL REHABİLİTASYON YORUMLANMASI: KOKLEAR İMPLANT

Koklear implant, ileri ve çok ileri derecedeki işitme kaybı olan çocuklar için bir tedavi olarak klinik etkinliği evrensel olarak kabul edilmektedir (Colletti, Mandala, Shannon, & Colletti, 2011; Schroeder, Petrou, Kennedy, et al., 2006). Bu durumda üç önemli nokta ortaya çıkmıştır; bilateral ve unilateral koklear implant kullanımı, ek engelli çocuklar için koklear implantların uygulanması ve “en erken” ilkesiyle optimum iletişim sonuçları elde etmek için erken dönemde yapılan koklear implant uygulamalarıdır.

Küçük çocuklar için konuşma algısını değerlendirmedeki zorluklardan dolayı, 12 aydan daha küçük koklear implant kullanan çocukların potansiyel faydalarına ilişkin yayınlanmış araştırmalar genellikle kontrol listeleri ve performans kategorilerinden oluşurdu ya da klinisyenler kelime testi yapıncaya kadar çocukların büyümelerini beklerdi. Colletti, Carner, Miorelli, et al. (2005), 12 aydan küçük koklear implant uygulanmış 10 çocuk için koklear implantın avantajlarını göstermek amacıyla işitsel performans kategorileri kullandılar. Robbins, Koch, Osberger, et al. (2004), ebeveynlerle yapılan görüşmelerde Küçük Çocuklar için Anlamlı İşitsel Deneyim Skalası (IT-MAIS) kullanmaya başladılar. Waltzman & Roland (2005) çalışmalarında, IT-MAIS sonuçlarını yorumlayabilmek için daha uzun süre koklear implant kullanma deneyimi gerektiği sonucuna vardılar.

Connor, Craig, Raudenbush, et al. (2006), 12 aylık 100 bebeğe uygulanan koklear implantın, bebeklerin kelime dağarcığını hızlı bir biçimde arttırdığını göstermiştir.

Koklear implanttan en üst düzeyde yararlanabilmek için, operasyon sonrası uygulanan rehabilitasyonun kalitesi en önemli faktörlerden biridir. Bu nedenle değerlendirme yapılırken çocuğun alacağı eğitim ve aile ortamında sağlanacak olan koşullar önceden belirlenmelidir.

Bebeklerin koklear implant ameliyatına h azırlanmasında bilgisayarlı tomografi ve magnetik rezonans görüntüleme ile anatomik uygunluğun değerlendirilmesi gereklidir. Konjenital iç kulak anomalilerine sahip çocuklarda uygulanan prosedür ve rehabilitasyon planları değişiklik göstermektedir.

TEK TARAFLI İŞİTME KAYIPLARI

İşitme kaybı en sık görülen duyusal bozukluklardan biridir. Tek taraflı işitme kaybı, bir kulak normal iken (15 dB ve/veya altı), karşı kulakta işitme eşiğinin 20 dB ve üzerinde olmasıdır (Krishnan & Van Hyfte, 2016). Asimetrik işitme kayıplarının en ağır formu tek taraflı total işitme kayıplarıdır (Gürses, 2019). Önceki çalışmalarda tek taraflı işitme kaybı olan hastalarda genellikle sağlam kulağın normal gelişim için yeterli olduğu varsayılırdı. Ancak yapılan son çalışmalarla birlikte bu çocukların konuşma, dil ve akademik performansı bakımından akranlarından geri kaldıkları tespit edilmiştir.

Tek taraflı işitme kayıplı çocukları okul çağına gelmeden saptamak oldukça güçse de ülkemizde Ulusal Yenidoğan İşitme Tarama Programı ile bu problem aşılmıştır. Günümüzde tek taraflı işitme kaybı tanı yaşı 5’ten 0,8’e kadar düşmüştür. Tek taraflı işitme kayıplı bebek ve çocukların %45’inde işitme kaybının başlangıç zamanı konjenital olarak bulunmuştur (Bolat, Bebitoglu, Ozbas, Altunsu, & Kose, 2009).

Tek taraflı işitme kaybına sahip çocuklar gürültülü ortamlarda konuşmayı anlamakta zorluk yaşarlar. Bu çocuklar için uygun amplifikasyonu seçmek oldukça güçtür (Lieu, 2004; English & Church, 1999). Tek taraflı işitme kayıpları için geleneksel işitme cihazları, kemik iletimli işitme cihazları, kontralateral sinyal (CROS) yardımcıları ve frekans modülasyonlu (FM) sistemler seçenekler arasındadır (Saunders, Chisolm, & Abrams, 2005). Amerikan Odyoloji Akademisi, hafif ile orta şiddette tek taraflı işitme kayıplarında FM sisteminin kullanılmasını önermektedir (American Academy of Audiology, 2004).

Tek taraflı işitme kayıplı çocuklar, normal işiten akranlarına göre akademik güçlükler yaşarlar (Culbertson & Gilbert, 1986; Bess & Tharpe, 1986). Klee & Davis-Dansky (1986) çalışmalarında, ilkokula devam eden tek taraflı işitme kayıplı çocukların en az yarısının sınıf tekrarı yaptığını belirtmişlerdir. Bess, Tharpe, & Gibler (1986), tek taraflı işitme kayıplı bireylerin yüksek frekans sinyalinde daha fazla lokalizasyon problemi yasadıklarını belirtmiştir. Bu durumu gürültü sinyalinin içerisinde alçak frekans sinyallerinin bulunması, konuşma sinyalinin ise çoğunlukla yüksek frekans sinyallerden oluşmasıyla açıklar.

Bu nedenle, sınıf ortamının fazlasıyla gürültülü olması bu çocuklardaki öğrenme becerilerini etkilemektedir. Priwin, Jönsson, Magnusson, et al. (2007), yaptıkları çalışmada, tek taraflı konjenital dış kulak malformasyonuna bağlı iletim tipi işitme kayıplı kişilerde sessiz ve gürültülü ortamda konuşmayı anlamada, iç kulakta işitmenin normal olmasına rağmen malforme kulağın performansının, normal kulağın performansından anlamlı biçimde kötü olduğunu rapor etmişlerdir. Jensen, Grames, & Lieu (2013), aural atreziye bağlı tek taraflı iletim tipi işitme kayıplı çocukların konuşma ve öğrenme güçlükleri açısından, en az tek taraflı sensörinöral işitme kayıplılar kadar risk altında olabileceklerini belirtmişlerdir. Kesser, Krook, & Gray (2013), aural atreziye bağlı tek taraflı işitme kaybının, sensörinöral işitme kaybı kadar ciddi olmasa da, çocukların akademik performansı üzerinde etkisi olduğunu belirtmişlerdir.

Tüm bu bilgiler ışığında bu çocukların işitmelerini fonksiyonel olarak değerlendirmek oldukça önemlidir. Bu değerlendirmeler daha çok subjektif yöntemlere dayanmaktadır. Bunlar, genellikle ebeveynler, öğretmenler ve çocuklar tarafından tamamlanan anketleri veya tarama araçlarını içerir. Bu ölçümler, cihazların etkinliğinin ölçülmesinde önemli rol oynamaktadır. Bu testler; çocukların sözel performanslarının ebeveynleri tarafından değerlendirilmesi (PEACH), çocukların sözel performanslarının öğretmenleri tarafından değerlendirilmesi (TEACH), anlamlı işitsel deneyim skalası (MAIS), hedeflenmiş eğitimsel risk için tarama ölçeği (SIFTER), çocuklar için gürültüde işitme (HINT-C) testlerinden bazılarıdır.

Çalışmanın kaynaklarına ve tamamına ulaşmak için buraya tıklayınız.

Yazar Hakkında
Toplam 238 yazı
Hakan Akyol
Hakan Akyol
Merhaba ziyaretçi, ben Odyolog Hakan. İstanbul Biruni Üniversitesi Odyoloji mezunuyum. Bana ulaşmak istersen eğer akyolhakan50@gmail.com adresinde olacağım. Tez ve ödev konularınızda danışmanlık almak için eodev@metokondri.com adresine ulaşınız.
Yorumlar (Yorum yapılmamış)

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

×

Bir Şeyler Ara


Odyolojik Destek